Natur-Med Kaplıcası

Termal sular bedenin gevşemesi, arındırılması ve iyileştirilmesinde kullanılan geleneksel doğal tedavi yöntemlerinden birisidir. Günümüzde etkileri bilimsel çalışmalarla da kanıtlanmıştır. 
Sıcaklığı 20˚C’nin üzerinde, mineral içeriği 1gr/lt’nin üzerinde olan, belirli mineralleri ağırlıklı olarak içeren ve iyileştirici etkileri bilimsel araştırmalarla kanıtlanmış sulara kaplıca suyu veya balneolojik su adı verilir. 
Kaplıca suyunun tedavide etkili olabilmesi için belli özelliklere sahip olması gerekmektedir.  Natur-Med kaplıca sularının çeşitliliği, kullanım alanlarını da zenginleştirmektedir. Litresinde 6,3 gr yoğunluğunda ve 30 değişik mineral içeren Natur-Med kaplıca suyu, Türkiye’de nadir bulunan bir sudur. Natur-Med kaplıca suyu, vücudu rahatlatıcı, zindeleştirici, hastalıklara karşı koruyucu etkilerinin yanında, 30 farklı mineralle birlikte “anti-aging” minerali olan silisyum dioksiti içeren, banyo ve içmece olarak sunulan bir sudur. Kaplıca kürleriyle birlikte uygulanan ozon tedavisi, kolon-hidroterapi, masaj, tıbbi ısı kabini, egzersiz uygulamaları ve sağlıklı beslenme programları gibi arındırma uygulamalarıyla yaşlanmanın önüne geçiliyor ve pek çok rahatsızlığın destek tedavisi gerçekleştiriliyor.

Natur-Med’de 3 çeşit kaplıca suyu vardır:
 

  • 41 derecelik termal su. 30 çeşit mineral içeriyor. Litredeki mineral yoğunluğu 6,3 gr.
  • 37 derecelik termal su
  • 26 derecelik termal su

Bu sular hem kapalı hem de açık havuzlarda, sağlık dostlarının kullanımına sunulmaktadır. Tüm Natur-Med termal havuzları her gün boşaltılarak taze suyla doldurulur. 

Modern kaplıca tedavileri, günümüzde sadece suya girip çıkmaktan ibaret olmayıp, iklim, egzersiz, beslenme ve başka doğal tedavi metotlarıyla bütünlenerek uygulandığında gerçek anlamda iyileştirici etkilerinden bahsetmek mümkündür. Kaplıca tedavileri hemen hemen tüm kronik hastalıkların tedavisinde yararlı olabilir. Özellikle kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları, cilt hastalıkları, kalp-damar hastalıkları, solunum hastalıkları, mide-bağırsak hastalıkları, böbrek ve idrar yolu hastalıkları, jinekolojik ve nörolojik rahatsızlıklar diğer doğal tedavi uygulamalarıyla kombine edildiğinde kaplıca kürlerinden çok yarar görürler. 

Termomineralli sularla içme kürleri

Kaplıca sularının belirli bir süre boyunca ve belirli miktarlarda içilmesiyle yapılan kürlerdir. İçilen suyun kimyasal içeriğine bağlı olarak içme kürlerinin sindirim ve boşaltım organları üzerinde olumlu etkileri vardır. Yoğun mineralli alkali doğal kaynak sularının arınma kürlerinde bedeni arındırıcı, asit-baz dengesini sağlayan alkali etkileri vardır. İçilecek su miktarı suyun özelliklerine bağlı olarak doktor tarafından önerilmelidir. 
 

Natur-Med’de SİO2’li kaplıca kürleri

Natur-Med suları yüksek miktarda silisyum dioksit minerali içerir. Bu mineralden optimum şekilde yararlanabilmek için,  suyu çıkış yerinden alıp taze olarak içmek gerekir. Kronik cilt hastalığı olanlar da mümkün olduğu kadar suyun fışkırdığı havuz bölgesinde banyo yapmalıdırlar. Silisyum dioksitli doğal kaplıca sularının banyo ve içmece olarak başlıca kullanım alanları aşağıda belirtilmiştir:
 
  • Eklem hastalıklarına karşı kürlerde (SO4 ve SiO2 ye bağlı olarak)
  • Anti-stres kürlerinde ( Br, Mg, SiO2)
  • Arteriyel hipertansiyona karşı kürlerde (CO2, Br, Mg, SiO2)
  • Alerjiye karşı kürlerde (Fe, SiO2)
  • Sindirim bozukluklarına karşı kürlerde (SiO2, SO4, Br, Mg)
  • Uyku bozukluklarına karşı kürlerde (öncelikle sudaki Br, Mg ve SiO2 oranlarına bağlı olarak)
Tüm SİO2 içme kürlerinde su taze olarak içilmelidir. Termal su içme kürleri atkuyruğu otu çayı ve klinoptilolit zeolit tabletleri ile kombine edilebilir ve içme kürü sonrasında bunlara devam edilebilir. (SİO2 minerali ve zeolit mineraller başlığı altında anlatılmaktadır). 

Çamur/kil kürleri

Kil yerkürenin en temel maddelerinden birisidir. Mineral içeriğiyle yüzyıllardan beri geleneksel tedavi sistemlerince hayvan ve insan sağlığı için kullanılagelmiştir. Günümüzde kil, doğal tedavi uygulayıcılarının kimyasal ilaçlara ve suni kozmetik ürünlerine alternatif olarak kullandığı etkili bir tedavi ajanıdır.  Kil hem dahili hem de harici olarak kullanılabilir. Balneoterapinin de önemli bir unsuru olan çamur uygulamaları banyo kürleri veya paket olarak uygulanabilir. Çamur uygulamalarının termomineralli su kürleriyle birlikte uygulanması etkilerini arttırmaktadır. 


Kil maskeleri

Kil maskeleri toksinleri çekerek cilt gözeneklerini ve ölü deriyi temizler, cildi yumuşatır. Cilt dolaşımını arttırır ve cilt kaslarına tonus kazandırır.  Antibakteriyel ve antiseptik özellikleriyle, kil hemen her cilt rahatsızlığında bakteri oluşumunu engeller ve mikroorganizmaları bağlar. Bu nedenle aknede, yaralarda ve çıbanlarda çok etkilidir. Kil paketleri ayrıca kırık kemiklerin iyileşme sürecinde, burkulmalarda ve incinmelerde dokuları yeniden yapılandırma özelliğiyle bir yardımcı uygulama olarak kullanılabilir. Kil maskeleri cilt problemleri dışında nevrit ve siyatik gibi rahatsızlıklarda, lokal ağrılarda, iltihaplanmalarda ve kozmetik amaçlı olarak kullanılabilir.